Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Prof. Dr. Alper Şener, yapay zekâ ve mRNA teknolojilerindeki hızlı gelişmelere dikkat çekerek, 2030 yılına gelindiğinde kanserin birçok hasta için yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelebileceğini ifade etti.

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 20.06.2026 - 21:12, Güncelleme: 20.06.2026 - 21:12 61 kez okundu.
 

Prof. Dr. Alper Şener, yapay zekâ ve mRNA teknolojilerindeki hızlı gelişmelere dikkat çekerek, 2030 yılına gelindiğinde kanserin birçok hasta için yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Alper Şener, yapay zekâ ve mRNA teknolojilerindeki hızlı gelişmelere dikkat çekerek, 2030 yılına gelindiğinde kanserin birçok hasta için yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelebileceğini ifade etti.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener, kanser tedavilerinde geleceğe yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Şener, yapay zekâ ve mRNA aşı teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini belirtti. Kanserle mücadelede önümüzdeki yıllarda kişiye özel tedavi yaklaşımlarının daha fazla öne çıkacağını vurgulayan Şener, sürecin öncelikle tümör taraması ve tanısıyla başlayacağını, ardından kansere neden olan spesifik mutasyonların ve hücresel değişimlerin analiz edileceğini ifade etti. Şener’in değerlendirmesine göre, bu analizlerin ardından kanser hücrelerine özgü neoantijenlerin belirlenmesi ve kişiye özel mRNA aşılarının geliştirilmesi mümkün hale gelebilecek. Bu aşılarla, hastanın kendi bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıması ve hedef alması amaçlanacak. Prof. Dr. Alper Şener, yaptığı açıklamada şu dikkat çekici ifadeleri kullandı: “2030 yılında kanser yönetilebilir bir kronik hastalık olacak. Önce tümör taraması ve tanısı yapılacak. Sonrasında spesifik mutasyon ve değişim analizi ile kansere özgü neoantijen sentezi gündeme gelecek. Kişiye ve kanser tipine özgü mRNA aşısı ile kişinin kendi bağışıklık sistemi kanser hücrelerini hedef alacak.” mRNA aşılarına yönelik toplumdaki farklı bakış açılarına da değinen Şener, bu teknolojinin yalnızca salgın hastalıklarla değil, kanser gibi ciddi hastalıklarla mücadelede de önemli bir seçenek haline gelebileceğini belirtti. Şener, yapay zekânın kanserli hücrelerin tanımlanması, mutasyon analizlerinin hızlandırılması ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasında önemli rol oynayacağını ifade ederek, “Bu gelişmeler iki temel faktörle mümkün olacak: Yapay zekânın hızlı gelişimi ve mRNA aşı teknolojileri” dedi. Kanser tedavilerinin gelecekte hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa bile, yayılımını durdurabilecek ve hastanın yaşam süresini uzatabilecek bir noktaya gelebileceğini belirten Şener, “Belki kür olmayacak ama sizi öldürmeyecek. 2030 çok da uzak değil” ifadelerini kullandı. Öte yandan Şener, bu tür ileri teknoloji tedavilerin ilk aşamada maliyetli olabileceğine de dikkat çekerek, kişiye özel kanser aşılarının ucuz ve kolay ulaşılabilir olmasının zaman alabileceğini kaydetti. Uzmanlara göre, kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş tıp, bağışıklık sistemi temelli tedaviler ve yapay zekâ destekli analizler önümüzdeki yıllarda sağlık alanının en önemli gündem başlıkları arasında yer alacak.  
Prof. Dr. Alper Şener, yapay zekâ ve mRNA teknolojilerindeki hızlı gelişmelere dikkat çekerek, 2030 yılına gelindiğinde kanserin birçok hasta için yönetilebilir kronik bir hastalık haline gelebileceğini ifade etti.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener, kanser tedavilerinde geleceğe yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Şener, yapay zekâ ve mRNA aşı teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini belirtti.

Kanserle mücadelede önümüzdeki yıllarda kişiye özel tedavi yaklaşımlarının daha fazla öne çıkacağını vurgulayan Şener, sürecin öncelikle tümör taraması ve tanısıyla başlayacağını, ardından kansere neden olan spesifik mutasyonların ve hücresel değişimlerin analiz edileceğini ifade etti.

Şener’in değerlendirmesine göre, bu analizlerin ardından kanser hücrelerine özgü neoantijenlerin belirlenmesi ve kişiye özel mRNA aşılarının geliştirilmesi mümkün hale gelebilecek. Bu aşılarla, hastanın kendi bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıması ve hedef alması amaçlanacak.

Prof. Dr. Alper Şener, yaptığı açıklamada şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

“2030 yılında kanser yönetilebilir bir kronik hastalık olacak. Önce tümör taraması ve tanısı yapılacak. Sonrasında spesifik mutasyon ve değişim analizi ile kansere özgü neoantijen sentezi gündeme gelecek. Kişiye ve kanser tipine özgü mRNA aşısı ile kişinin kendi bağışıklık sistemi kanser hücrelerini hedef alacak.”

mRNA aşılarına yönelik toplumdaki farklı bakış açılarına da değinen Şener, bu teknolojinin yalnızca salgın hastalıklarla değil, kanser gibi ciddi hastalıklarla mücadelede de önemli bir seçenek haline gelebileceğini belirtti.

Şener, yapay zekânın kanserli hücrelerin tanımlanması, mutasyon analizlerinin hızlandırılması ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasında önemli rol oynayacağını ifade ederek, “Bu gelişmeler iki temel faktörle mümkün olacak: Yapay zekânın hızlı gelişimi ve mRNA aşı teknolojileri” dedi.

Kanser tedavilerinin gelecekte hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa bile, yayılımını durdurabilecek ve hastanın yaşam süresini uzatabilecek bir noktaya gelebileceğini belirten Şener, “Belki kür olmayacak ama sizi öldürmeyecek. 2030 çok da uzak değil” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Şener, bu tür ileri teknoloji tedavilerin ilk aşamada maliyetli olabileceğine de dikkat çekerek, kişiye özel kanser aşılarının ucuz ve kolay ulaşılabilir olmasının zaman alabileceğini kaydetti.

Uzmanlara göre, kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş tıp, bağışıklık sistemi temelli tedaviler ve yapay zekâ destekli analizler önümüzdeki yıllarda sağlık alanının en önemli gündem başlıkları arasında yer alacak.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve onsekizmarthaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.